GECEYE
Nasıl da kurtulur ağırlıkllarından insan,
Uykuya dalınca güneş yüzlü canan,
Kucaklar sessizlik her yandan
Ruh da çağrılır ve gelir o zaman.
Uyar çağrıya gelir elbet,
İşte böyle zamanlardır ruh ile sohbet.
Anlatir geldiği yeri bir mühlet,
Zifiri karanlığı deler bir et,
Şaşırır kömür karası beyinli,
Bilmez kömürdendir bazı mucevherat.
Mavi karanlığın içinden çıkar inciler
Dolar gönle hüdadan gelen sezgiler,
Ekinleri olgun eden rüzgar eser sessizce
Uyurken körler, açılır gözler gizlice.
Bak nasılda akmakta şairin damlalari
Nereden gelir bu şiirin mısraları.
Hele bir bak uyuduğundan mi güneş,
Neden böyle parıldıyor bu leş.
Ne kıymeti var güneşin ayın,
Eğer yanmaktaysa kalbinde HAY’ın
Cehennem ateşi yanında bir kor,
Körle, uyuyan farklı mıdır bir sor.
Yazan Hanifi YILAMAZ
