-
-
GECEYE
Nasıl da kurtulur ağırlıkllarından insan, Uykuya dalınca güneş yüzlü canan, Kucaklar sessizlik her yandan Ruh da çağrılır ve gelir o zaman. Uyar çağrıya gelir elbet,İşte böyle zamanlardır ruh ile sohbet.Anlatir geldiği yeri bir mühlet, Zifiri karanlığı deler bir et, Şaşırır kömür karası beyinli,Bilmez kömürdendir bazı mucevherat. Mavi karanlığın içinden çıkar inciler Dolar gönle hüdadan gelen sezgiler, Ekinleri olgun eden rüzgar eser sessizce Uyurken körler, açılır gözler gizlice. Bak nasılda akmakta şairin damlalari Nereden gelir bu şiirin mısraları. Hele bir bak uyuduğundan mi güneş, Neden böyle parıldıyor bu leş. Ne kıymeti var güneşin ayın,Eğer yanmaktaysa kalbinde HAY’ın Cehennem ateşi yanında bir kor, Körle, uyuyan farklı mıdır bir sor. Yazan Hanifi YILAMAZ
-
İSTANBUL VE GİDİŞ
Terk ettiğin şehir İstanbul olmasaydı,Kaldıramazdım gidişini.Gidişinle bağı çözülen dizlerimeDestek olmasaydı Beyoğlu’nun sarhoşları,Yine kucaklardı Sultanahmet’teki bahçe. İstanbul en büyük sır arkadaşın;Saklar Boğaz’ın sularında,Sel oldu mu gözyaşların.Ezanlar bastırır,Hıçkırığa dönünce ağlamaların;Duyurmaz kimseye, incittirmez gururunu. İstanbul terk etmeyen sevgilidir;O kadar geniş yüreği…Çan istersen kilise olur,Haham istersen havra;Ya da istersen bir kubbenin altını,Mavi mavi döner etrafında.Mest eder seni;Ne çan kalır…
-
YIĞINLAR
Yığınlar, bir yere yığılmaya çalışan yığınlar…Yüzlerce, binlerce; olmadık bir yere sığışanlar.Şıkır şıkır elbiseli, rengarenk makyajlı,Zengin görünümlü fakir kalabalıklar. Yüksek binalar arasında küçük,Katlar arasında ezik,Yıkılmış bir binanın boşluğuna hasret,Boşluğum hacmine muhtaç insanlar. Oyun rekortmeni ama sürünmek nedir,Sürüklenmek nedir bilmeyen zeki adamlar. Yığınlar; umudu, metronun vaktinde gelmesi,Sevinci, ona sığışabilmekten ibaret canlar. Yığınlar; topluca her gün çekilip götürülen,Arkasında…
-
YAĞMUR VE ŞAİR
İki damla yağmur bozuyorsa şairin mısralarını,Kelimeleri hiç ıslanmamıştır aşk yağmurlarında.Damla ile kafiyenin kayıyorsa şakulü,Keyif vermez ona en narin aşk gülü.Aşk ister;ıslanmış ayaklar, yaş dolu gözler…Haykırarak yalvaran umutsuz sözler;Küfreden, haykıran karmaşık hisler.
-
Neden şiir yazarız?
Sadece yazarının anlayabildiği şiirler vardır.Bir şairin, yazdığı şiirin kitleler tarafından sevilerek okunduğunu duyduğunda üzüldüğünü öğrendiğimde bunu garipsemiştim. Yazarların çok okunabilmek için gayret sarf ettiği bir ortamda, bu şair neden böyle davranmıştı? Sonunda anladım ki; ona göre çok kıymetli şeylerin değerini bilen insan sayısı, o kıymetin değeriyle ters orantılıdır. Bir malın çok alıcısı varsa, o artık…
